Üçüncü Nesil Mobil İletişim Sistemleri’ne (3G) ilişkin İmtiyaz Sözleşmeleri’nin imzalanmasının ardından WiMax teknolojisi ile tanışmaya hazırlanan Türkiye, WiMax ve Sanal Mobil Şebeke İşletmeciliği (MVNO) lisanslarını 2009 yılı içerisinde vererek hem mobil telefonda hem de geniş bant İnternet’te etkin rekabet ortamını daha da geliştirmeyi planlıyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 4’üncü nesil teknolojilerin hükümetin gündeminde olduğunun altını çizerek, “Yetkilendirme türü konusunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’muz son çalışmalarını yapmaktadır” diye konuştu.
5651 sayılı Yasa’yla ilgili tartışmalara da değinen Bakan Yıldırım, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Yasa’da öngörülen hususların neredeyse tamamını üye ülkelere tavsiye ettiğini vurguladı. İnternet Kurulu’nun bu yasanın öngördüğü önemli bir kurul olduğuna işaret eden Yıldırım, temiz İnternet için, İnternet Kurulu’nun çok önemli görevleri olacağını bildirdi.
Bakan Yıldırım, 2009 yılında ve önümüzdeki yıllarda, İnternet’e toplumun her kesiminin en kaliteli, en güvenilir ve en ucuz fiyata erişmesini sağlamayı ve ülke içerisindeki Sayısal Uçurumu azaltacak tedbirleri almayı planladıklarının üzerinde durdu. Ulaştırma Bakanı Yıldırım, “BİLTEKHABER”in gündemdeki çeşitli konulara ilişkin sorularını şöyle cevaplandırdı:
-Üçüncü Nesil Mobil İletişim Sistemleri’nde (3G) uygulama aşamasına yaklaşıldı. Ancak teknik uzmanlar 4’üncü nesil teknolojinin gündeme alınması gerektiğini belirtiyorlar. Buna ilişkin neler söyleyeceksiniz?
Üçüncü Nesil Mobil İletişim Sistemleri’nde (3G) hizmetlerin ilk başladığı zamanki teknoloji ile hizmet verilmeyeceğini biliyorsunuz. Şu anda son teknoloji olarak kullanılan 3.75 hatta 3.9’dan başlayacağız. Bu nedenle eski kalmış bir teknolojiyi uygulamaya koyacağımız yönünde bir endişe olmasın. Ben 3’üncü Nesil’de geri kalmadığımızı ve ilk başlayan ülkelerin yaşadıkları krizlerle karşılaşmadığımız için de ülke kaynaklarının zarara uğratılmadığını düşünüyorum.
Uluslar arası arenada, mobil sistemlerle ilgili olarak zamanla hem 3’üncü Nesil hem de WiMax ve WiFi gibi altyapıların birbirini tamamlaması ve entegrasyonu sonucunda, geleceğe yönelik tek bir mobil sistem altyapısı önerilmektedir. Bu yöntemde hem 3’üncü Nesil’de sunulan hizmetler hem de WiMax ve WiFi ile sunulan hizmetler aynı şebeke üzerinden sunulabiliyor.
4’üncü Nesil olarak da adlandırılan ve çeşitli dokümanlarda IMT2000 ötesi (International Mobile Telecommunications – 2000 vizyonu) olarak da tanımlanan yapıda, daha geniş bantlı ve daha hızlı erişim imkanlarıyla daha gelişmiş hizmetler veriliyor.
Uluslar arası Telekomünikasyon Birliği’nin (ITU) Uluslararası Mobil Haberleşme için belirlediği erişim sistemleri FDMA (Frequency Division Multiplex Access), TDMA (Time Division Multiplex Access) ve CDMA (Code Division Multiplex Access) olarak üç ayrı kategoriye ayrılabilir.
Ancak, ITU 19 Ekim 2007 tarihinde IMT–2000 için belirlenen erişim sistemlerini genişletme kararı almış ve WiMax gibi erişim teknolojilerinin kullandığı OFDMA (Orthogonal Frequency Division Multiple Access) erişim sistemini de IMT-2000 erişim sistemleri kategorisine dahil etmiş.
Günümüzde 3G denildiğinde sadece hücresel mobil telekomünikasyon sistemleri anlaşılırken, 4G denildiğinde, hem GSM ve CDMA gibi hücresel mobil haberleşme sistemleri hem de WiMax gibi geniş bantlı erişim olanağı sunan kablosuz erişim sistemlerinin dahil olduğu bir kablosuz ortam anlaşılıyor.
-2009’da WiMax ihalesi yapılacak mı? WiMax ne getirecek?
WiMax, Genişbant Erişim Teknolojileri’nden en yaygın kullanılanlardan biri. WiMax ses, görüntü, veri, telefon ve hızlı İnternet hizmetlerinin sunulmasını kapsamaktadır. WiMax benzeri altyapı ve hizmetlerin sunulmasını sağlayacak olan yetkilendirmeyi 2009 yılı ilk çeyreğinde yapmayı planladık. Bununla ilgili olarak yetkilendirme türü konusunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu son çalışmalarını yapmaktadır. Bu çalışmalar sonuçlandığında yetkilendirmenin ihale ile mi yoksa başka bir yöntemle mi yapılacağı açıklığa kavuşturulacaktır.
WiMax hizmetlerin sunulmasıyla vatandaşlarımız, sabit telekomünikasyon şebekelerinden aldıkları erişim kapasitelerine ve hızlarına mobil olarak kavuşmuş olacaklar. Bu altyapının kurulması sonucunda vatandaşlarımıza sunulan hizmetler çeşitlenecek ve bir lokasyona bağlı olmadan hizmet alabilecekler. En önemlisi de geniş bant erişim pazarında rekabet artacağı için, vatandaşlarımız, telekomünikasyon hizmetlerinden daha kaliteli , daha makul fiyatlara yararlanabilecekler. Bu etkin rekabetin sektörü de geliştireceğini düşünüyoruz.
-Şehiriçi telefon hizmetinin rekabete açılması ne zaman gerçekleşir? Serbestleşme için başka hangi adımlar atılacak?
Şehiriçi Telefon Hizmeti yetkilendirmesi asgari bedellerin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmesinden sonra yapılabilecektir. Lisanslar verilmeye başlandığında, mevcut Uzak Mesafe Telekom İşletmecileri (UMTH) de isterlerse bu lisansı bedelini ödeyerek alabileceklerdir. Şehiriçi telefon hizmetlerinin rekabete açılmasını sağlayacak düzenleme Resmi Gazete’de yayımlanmış, yetkilendirme bedelleri ile ilgili olarak gerekli onaylar alındıktan sonra yetkilendirmeler yapılacaktır.
Serbestleşmeyle ilgili olarak Dünyada hangi düzenleme veya modeller uygulanmışsa yakından takip ediyoruz. Ülkelerin serbestleşme konusundaki başarı ile başarısızlıkları ve bunların nedenlerini ayrıntılı olarak inceliyoruz.
-Hizmet ve altyapının ayrılması konusunda bir çalışma yapılıyor mu? Ulaştırma Bakanlığı Elektronik Haberleşme Yasası’nda yer aldığı üzere alternatif altyapı oluşturacak mı? Bunun için nasıl bir yapı öngörülüyor?
Bilindiği gibi rekabeti oluşturmanın yöntemlerinden birisi hizmete dayalı rekabeti, bir diğeri de altyapıya dayalı rekabet ortamını oluşturmaktır. Her ülke özelliklerine bağlı olarak bu rekabet yöntemlerini belirli bir sinerji oluşturacak şekilde planlamaktadır.
Ülkemizde bir taraftan, yerleşik operatörlerin mevcut altyapılarını diğer işletmecilerle paylaşma usul-esaslarını (hizmete dayalı rekabet esaslarını) belirleyerek mükerrer yatırım olmadan rekabet ortamını oluşturmaya çalışıyoruz, diğer taraftan, yeni lisans almış işletmecilerin kendi altyapılarını kurmalarına (altyapıya dayalı rekabet) imkan verecek düzenlemeler yapıyoruz.
10 Kasım 2008 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Bakanlığın görev ve yetkileri” başlıklı 5’inci maddesinin (f) bendinde ise bu görev “Elektronik haberleşmenin doğal afetler ve olağanüstü haller nedeniyle aksamamasını teminen gerekli tedbirleri almak ve koordinasyonu sağlamak haberleşmenin aksaması riskine karşı önceden haberleşmenin kesintisiz bir biçimde sağlanmasına yönelik alternatif haberleşme alt yapısını kurmak, kurdurmak ve ihtiyaç durumunda söz konusu sistemi devreye sokmak” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Öte yandan, Başbakanlığın talimatlarıyla, kamu güvenliği ve acil yardım haberleşme ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla, ilgili kuruluşlarla koordinasyon sağlamak, ülke genelinde bir kamu güvenliği ve acil yardım telsiz haberleşme sistemi kurmak ve kurdurmak hususlarında Bakanlığımız görevlendirilmiş ve kamu kurum ve kuruluşlarının acil yardım haberleşme ihtiyaçlarının Bakanlığımızca kurulacak olan altyapı üzerinden sağlanması belirtilmiştir.
Ayrıca, ülkemizde kurulu bulunan mevcut telekomünikasyon şebekelerinin de acil durum ve afet haberleşmesinde kullanılabilecek imkanları mevcuttur. Bu aşamada, imkanların ve ihtiyaçların son durumlarının araştırılması yapılmaktadır. Daha sonra, kurulması planlanan altyapı ve alınması gereken tedbirlerin tespitine yönelik çalışmalar yapılacaktır.
-İnternet Kurulu daha önce danışma kurulu niteliğindeydi. Şimdi istişari nitelikte. İlgili bakan olarak kurulun kararlarını değerlendirmeye alacak mısınız?
Çocuklarımızı ve gençlerimizi, İnternet ortamı ile tanıştırırken, onlara kendilerini geliştirebilecekleri, bir eğitim-öğretim ortamından daha fazla ve güncel bilgi alabilecekleri içerikler sağlamalıyız. Zararlı içeriklerden de korumalıyız. 5651 İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Yasa ile mevzuat boşluğu kapatılmış, İnternet ortamına, İnternet erişim, içerik ve yer sağlayıcılarına düzen getirilmiştir. Türkiye’de yasal düzenleme uygulanmaya başlamışken, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri henüz nasıl düzenleme yapacaklarını araştırıyor. Türkiye bu konuda öndedir. AB Komisyonu 5651 sayılı Yasa’da öngörülen hususların neredeyse tamamını, bu yasadan sonra yayınladığı tavsiye kararıyla, üye ülkelere tavsiye etmiştir.
İnternet Kurulu’nun, ilgili konularda Ulaştırma Bakanlığına aynı zamanda danışmanlık görevi de vardır. İnternet Kurulu’nu oluştururken sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve işletmecilerin çoğunlukta olmasına özen gösterdik. Kamu kurum ve kuruluşlarından katılan temsilcilerin oranını mümkün olduğunca az tuttuk. İnternet Kurulu’nun görüşlerini elbette değerlendirmeye alacağız. Ancak, Bu, İnternet Kurulu’nun bütün görüşlerini harfiyen uygulayacağız anlamına gelmemeli.
- Telekomünikasyon Kurumu’nun adı; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak değiştirildi? Bu noktada kurumun faaliyet alanında ne gibi farklılıklar oldu?
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) faaliyet alanı dinamik bir alan zaten. Kurulduğu günden bu yana yeni bir çok alanla ilgilenmektedir. Kurumun adı aslında faaliyet alanı için yeterli gelmiyordu. Yakınsama ile birlikte, telekomünikasyon, bilişim, iletişim ve yayıncılık birbirinden ayrılamaz; birbirini bütünleyen alanlar haline geldi. Aynı teknolojileri kullanıyorlar, aynı yazılımları, içerikleri geliştiriyorlar ve kullanıyorlar. Dolayısıyla yakınsamanın da etkisiyle, düzenleyici ve denetleyici otorite olan Telekomünikasyon Kurumu’nun adı faaliyet alanını daha fazla kapsayacak şekilde, 5809 sayılı Yaba ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak değişti.
BTK’nın daha önce mevzuatta belirlenen görevleri, yeni yasayla da aynen devam etmektedir. Yeni yasayla görev yetki ve sorumluluklar açısından Bakanlık ve BTK arasında zaman zaman belirsizliğe neden olan; özellikle yetkilendirme, İnternet alan adları ve kamu güvenliği ve acil yardım konularına ait bazı hususların sorumluları net olarak belirlenmiştir. Örneğin, İnternet Alan Adları konusundaki sorumluluk Bakanlığımıza verilmiş olmakla birlikte, konunun teknik çalışması ve altyapısının oluşturulması konusu BTK’ya verilmiştir. Ayrıca, afet durumlarında kullanılacak olan afet haberleşme sisteminin kurulması yada kurdurulması görevi Bakanlığa verilmiştir.
-2009’da Evrensel Hizmet Fonu’ndan yatırımlara ne kadar kaynak aktarılacak?
Evrensel hizmet ve sosyal yardım kapsamında örneğin GÖREN GÖZ, Kamu İnternet Erişim Merkezleri (KİEM), Bilgi Teknolojileri Sınıfları (BT), Telekomünikasyon Altyapısı Olmayan Okulların İnternet Altyapısının Oluşturulması ve KİOSK gibi birçok projemiz mevcuttur. Bu projeler için Evrensel Hizmet Gelirlerinden yaklaşık 204 Milyon Lira harcanması planlanmaktadır.
Kaynak: http://www.bitdunyasi.com/tr/?Sayfa=Detay&Id=144